Portofino

20130525-1122-IMG-161

Vittorio Palentieri’nin ‘Ifound my love in Portofino’ şarkısını hatırlıyorsunuz öyle değil mi? Bense gördükten sonra şarkının sözlerini ‘I left my heart in Portofino’ olarak değiştirmeye karar verdiğim dünyalar şirini bir köy; Portofino. Rengarenk evlerin çevrelediği ufacık bir limanı var ama herşey o kadar masalsı ki burada yaşamak veya keşke biraz daha zamanım olsa da biraz daha kalabilsem dedirten bir yer.

20130525-1142-IMG-187 20130525-1127-IMG-190 20130525-1125-IMG-168 20130525-1121-IMG-154

Portfino’nun İtalyanca anlamı ‘son liman’, Portofino Levante Irmağı kıyısında, küçük Portofino ucunda yer alıyor. Köye sadece tek bir giriş yolu var aynı yoldan da çıkmanız gerekiyor ya da Genova’dan deniz yolu ile ulaşabilirsiniz. Portofino’nun Latince anlamı ise Portus Delphini yani ‘yunuslar limanı’. Eminim ki bu masalsı köyün limanında yunuslara yönelik te binlerce hikaye vardır.

Liman yarım ay şeklinde ve etrafında turuncu, sarı, bej renkli evler var. Evlerin altında ise oldukça şık ve lüks butikler, restoranlar, zeytinyağı-sabun-şarap marketleri var. En çok dükkanların şık ve modern dizaynları ile dışlarındaki kapılar dikkatimi çekiyor, limanda gelgit olayı oldukça çok olmalı.

20130525-1131-IMG-198 20130525-1131-IMG-197

Bu küçük balıkçı köyünün nüfusu ise 500 kişi civarı, aslında 1950’lerde ya da daha önceleri bunun en az iki katı insan yaşıyormuş ama bir şekilde nüfusu giderek azalmış, %90’ını ise 65 yaş üstünde olduğu biliniyor. Nüfusu her ne kadar yaşlı ve az olsa da turizmin gözde merkezlerinden biri olmayı başarmış bu şirinler köyü. Öyle ki, biz Nisan ayındaki ziyaretimizde, aslında booking.com’dan inanılmaz bir şans ile otelde yer bulabildiğimizi, ikinci gün hiçbir yerde yer bulamayınca daha net anlıyoruz. Biz, Domina Home Piccolo adlı bir otelde kaldık, eğer şansınız olur da yer bulabilirseniz mutlaka tavsiye ederim. Otel bir yamaçta ve kendine ait merdivenler ile ulaşabildiğiniz minicik bir de özel kumsalı var. Otel odaları ise ultra modern döşenmiş, sanırım klasikten ziyade modern tarza daha yakın olduğum için ben bayıldım.

20130525-1059-IMG-159 20130525-1034-IMG-150

Burada görülmesi gereken iki yer var, bunlardan biri; Castello Brown Kalesi diğeri ise limanı tepeden gören fotoğrafları çekebileceğiniz, San Giorgio Kilise’si ve Feneri.  Bu kilise 1154 yılında Saint George adına inşa edilmiş ama II.Dünya Savaşı’nda yerle bir olunca 1950 yılında yeniden yapılmış.

20130525-1119-IMG-176 20130525-1118-IMG-152

Eğer botanik parkları gezmeye meraklıysanız Portofino Park’a da mutlaka bir uğrayın. Burada 900 farklı bitki var ama en büyük özelliği bir yandan da parkın sembolü olan Saxifraga Cochlearis adlı bitkinin nadir yetiştiği yerlerden biri olması. Aslında tüm Akdeniz’e bir zamanlar yayılmış olan bu bitki, bugün sadece 1900 metre yükseklikte Maritime Alp’lerinde ve bir de Portofino’da var.

Yemek için, biz daha çok deniz ürünlerini tercih ettiysek de, bölgeye özel ‘Gennovese’ denilen sebze çorbası ve ‘Pizzeria el Portico’ pizzası ünlüymüş. Bu arada dantel seviyorsanız bu yörenin dantellerinin çok ünlü olduğunu da hatırlatayım.

20130525-1137-IMG-208 20130525-1135-IMG-202 20130525-1132-IMG-199 20130525-1130-IMG-196

Portofino’ya kadar gelmişken 5 küçük köyden oluşan ‘Cinque Terre’ bölgesini de gezmeye mutlaka vakit ayırın. Cinque Terre, italyancada 5 köy demek ve bölgede Monterosso, Vernezza, Corniglia, Manarola ve Riomaggiore adlı 5 köye bu ad verilmiş. Burada evler dik yamaçlar üzerine kurulu, biz gittiğimizde Vernezza’ya inen yol çökmüştü, dolayısıyla yasak olmasına rağmen biz ancak bir yere kadar Türklüğün verdiği deli cesaretiyle inip geri kalan yolun tamamının çöktüğünü gözlerimizle gördükten sonra Monterosso’ya geçtik. Bu köylerin en kolay ulaşımı köyler arasında işleyen tren, böylece hepsini sırayla görme şansınız olabilir. Portofino’da içemediyseniz benim Monterosso’da içtiğim Gennovese yani sebze çorbası inanılmaz lezzetliydi. Bir de bu köylerden birinde bir kadeh şarap eşliğinde güneşi batırmanızı tavsiye ederim.

I found my Love Portofino şarkısının sözlerini de koyamadan yapamadım. Her ne kadar 1960 başlarında ünlü olan bir şarkı da olsa benim tüm çocukluğumda bildiğim ve neredeyse tüm etrafımdaki insanlara İtalyancayı öğreten bir şarkıydı:J)

I found my love in Portofino
perché nei sogni credo ancor
lo strano gioco del destino
a Portofino m’ ha preso il cuor.

Nel dolce incanto del mattino
il mare ti ha portato a me.
Socchiudo gli occhi a me vicino
a Portofino rivedo te.

Ricordo un angolo di cielo
dove ti stavo ad aspettar
ricordo il volto tanto amato
e la tua bocca da baciar.

I found my love in Portofino
quei baci più non scorderò
non è più triste il mio cammino
a Portofino I found my love.

Ricordo un angolo di cielo
dove ti stavo ad aspettar
ricordo il volto tanto amato
e la tua bocca da baciar.

I found my love in Portofino
quei baci più non scorderò
non è più triste il mio cammino
a Portofino I found my love.

20130525-1231-IMG-218 20130525-1231-IMG-215

Yazı ve fotoğraflar: Banu Demir

Reklamlar
Bu yazı Yurtdışı içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s